Kaygı Bozukluğu Nedir?

Yaygın bir ruh sağlığı bozukluğu olan anksiyete, yaklaşmakta olan tehdit veya stres unsuruna karşı korku, kaygı ve huzursuzluk gibi duyguların ani ve yoğun bir şekilde yaşanmasıdır. Gerginlik hissi, endişe ve kan basıncında artış gibi fiziksel değişikliklerle karakterize belirtiler gösterir. Yaygın anksiyete belirtileri arasında sürekli endişe, kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve uyku problemleri bulunur. Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete ve fobiler gibi alt türleri vardır. Anksiyete nedenleri arasında genetik yatkınlık, travmalar, stresli yaşam olayları ve yaşam tarzı faktörleri yer alır. Tedavide bilişsel davranışçı terapi, gevşeme teknikleri ve yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi öne çıkar. Anksiyete, diğer ruhsal bozukluklarla da birlikte görülebilir..

 

Anksiyete Nedir?

Anksiyete, stres karşısında verilen doğal bir insan tepkisi olup, genellikle yaklaşan bir olay ya da belirsiz bir durumla ilgili endişe, gerginlik veya huzursuzluk hissiyle kendini gösterir. Bu durum, genellikle fizyolojik ve psikolojik belirtilerle kendini gösterir.

Anksiyete, kısa süreli stres tepkisi olarak normal kabul edilse de, günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve uzun süre devam eden durumlar anksiyete bozukluğu olarak değerlendirilir ve tedavi gerektirebilir.

Normal kaygı ile anksiyete bozukluğu arasındaki fark Normal kaygı, kişinin günlük yaşamında gerçekleşen olaylara verdiği sağlıklı tepkilerdir. Sınav öncesi, iş görüşmesinden önce ya da trafikte gerilince yaşanan kaygı, vücudun stres ya da tehlike karşısında hazırlıklı olmasını sağlar. Bu tür kaygılar, söz konusu durum ortadan kalkınca yok olur ve kişinin hayatını uzun süre etkilemez. Ancak, bu hislerin aşırı, sürekli ve yaşamı olumsuz etkiler hale gelmesi "anksiyete bozukluğu" olarak tanımlanır. Anksiyete bozukluğu; panik atak geçirme, sosyal ortamlarda gereksiz korku duymak ve sürekli kötüyü düşünme olarak kendini gösterir.

 Dünyada Anksiyete Bozukluğu Oranları

 Anksiyete bozuklukları, dünya genelinde en yaygın görülen ruh sağlığı sorunları arasındadır ve 2019 yılında yaklaşık 301 milyon insanın, yani dünya nüfusunun %4'ü, bu bozukluğu yaşadığı biliniyordu. Küresel yaygınlık oranı %7, 3 olarak tahmin edilirken bu oran bölgesel olarak değişiklik gösterir. Afrika kültürlerinde %5, 3, Avrupa/Anglo kültürlerinde ise %10, 4 olarak kaydedilir. Tanı kriterlerindeki farklılıklar, raporlama yöntemleri ve kültürel algılar bu rakamları etkileyebilir. Ayrıca, küresel olaylar da anksiyete bozukluklarının yaygınlığını artırabilir; örneğin, COVID-19 pandemisi sırasında anksiyete bozukluklarının prevalansı %27 oranında artış göstermiştir. Bu yaygınlık, erişilebilir ruh sağlığı hizmetleri ve etkili tedavi yöntemlerinin önemini açıkça ortaya koyar.

Anksiyete Neden Olur?

 Beyinde doğal olarak bulunan kimyasallarda meydana gelen bozulmalar anksiyete neden olur. Buna yol açan faktörler arasında yaşam stresi, travmatik deneyimler, aşırı iş yükü veya finansal zorluklar gibi çevresel stresörler önemli bir yer tutar. Bunun yanında; genetik yatkınlık, ailede ruh sağlığı sorunlarının bulunması veya çocukluk dönemindeki ihmal ya da istismar da anksiyeteye yol açabilir. Kafein ve alkol tüketimi, yetersiz uyku, sağlıksız beslenme gibi yaşam tarzı faktörleri de anksiyete belirtilerini tetikleyebilir. Ayrıca, belirsizlikle başa çıkma güçlüğü, mükemmeliyetçilik gibi kişilik özellikleri veya destekleyici bir sosyal çevrenin eksikliği de anksiyetenin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. 

Anksiyete nedenleri şunlardır:

  •  Genetik faktörler
  •  Yaşam içindeki yoğun stres
  •  Beyindeki kimyasallarda meydana gelen bozulmalar
  •  Yaşanan istismar ve travmalar 
  •  Sağlık sorunları
  •  Yasaklı madde kullanımı
  •  Yetersiz uyku
  •  Özgüven düşüklüğü
  •  Bilinçaltı çatışmaları 

 

Genel Faktörler 

Ailede anksiyete öyküsünün bulunması, genetik yatkınlığı ve anksiyete riskini artırır. Aynı zamanda çocuklukta yaşanan travmalar, istismar, kayıp veya kazalar da anksiyete riskini artırabilir.

Yaşam İçindeki Yoğun Stres

 Uzun süreli stres, vücudu ve zihni yıpratarak anksiyete bozukluğuna yol açabilir. İş stresi, ekonomik sorunlar, sınav stresi gibi durumlar bu konuya örnek olarak verilebilir ve anksiyeteye sebep olur.

Beyindeki kimyasallarda meydana gelen bozulmalar

Beyindeki serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin dengesizliği anksiyeteye neden olabilir. Hamilelik, doğum sonrası dönem veya menopoz gibi hormonal dalgalanmalar da anksiyeteyi artırabilir..

Yaşanan istismar ve travmalar

 Özellikle çocukluk döneminde istismara, travmaya maruz kalan veya travmatik olaylara tanık olan çocukların, yaşamlarının bir döneminde anksiyete bozukluğu geliştirme riski daha yüksektir. Sağlık sorunları Bir hastalığa yakalanmanın getirdiği stres ve hastalığın vücuttaki etkileri de anksiyete sorunuyla karşılaşılmasına sebebiyet verebilir 

 Yasaklı madde kullanımı

 Başta uyuşturucu olmak üzere yasaklı madde kullanımı de vücuttaki stres tepkisini artırarak anksiyeteye yol açabilir.

 Yetersiz uyku

 Uzun süreli(kronik) uyku problemi yaşayan kişilerde de beyindeki kimyasallarda bozulmalar meydana gelebilir. Bu da anksiyeteye yol açabilir.

 Çevresel Faktörler

 Sürekli belirsiz durumlarda kalmak, aile içi ya da ilişki çatışmaları, akran zorbalığı gibi durumlara maruz kalmak anksiyete riskini artırır. Destekleyici bir sosyal çevrenin olmadığı durumlar da anksiyete sebebi olabilir.

,

 

 

İletişime Geçin

Tüm önerileriniz için bizimle letişime geçebilirsiz...

İncirli / Bakırköy / İstanbul

info@esragulkocyigit.com.tr

+90 551 347 15  71        

Haber Kaynağı

Bizi Takip Edin

© Esra Gül Koçyiğit. All Rights Reserved.

Designed by Akif Bülent Er